gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

NMÇAAL Şenlik 16 Aralık | Son Feci Bisiklet, maNga ve Daha Fazlası

Herkese merhabalar :)

Kişisel instagram hesabımı ya da twitter hesabımı takip ediyorsanız 16 Aralık'ta katıldığım şenliği biliyorsunuzdur. O gün yaşanılanları anlatmak, gruplardan bahsetmek ve anımı ölümsüzleştirmek için bir blog yazmaya karar verdim. Bu arada belirtmeden geçeyim; konserde 100'e yakın video çektiğimiz halde videolarda fazla eğlendiğimiz için paylaşmayacağım. Beğendiğim videoları paylaşacak olursam eğer twitter hesabımda bulabilirsiniz. Buraya da linklerini koyarım. 

Sınava yeniden hazırlanıyorum ve belli başlı moral bozuklukları yaşamaya başladığım sırada kardeşim bana konserin afişini gönderdi ve birkaç dakika içerisinde aldığımız kararla gitmeye karar verdik. 

Sahne alacak gruplar Mor ve Ötesi, maNga, Son Feci Bisiklet, 163, Bildiğin Gibi Değil ve İnsan Mıyız Beyler'di. Doğrusunu söylemek gerekirse konsere gitme sebebim maNga ve Mor ve Ötesi'ni görebilmekti.  Çocukluğumu bu iki grupla geçirdim ve konserlerine gitme imkanım olmamıştı. 

Biletleri erkenden aldık, heyecanla konser gününü bekliyoruz derken büyük gün geldi çattı. Konser alanına babam bıraktı bizi. Fazlasıyla uzun bir kuyruk vardı. Ayrıca yeni gelenler 'arkadaşlarım yer tuttu' diyerek önlere geçince sinirlendim fakat sonrasında kardeşimle ne olursa olsun eğleneceğimize dair söz verdik. Bir saat kadar kuyrukta bekledikten sonra kapılar açıldı ve içeri alınmaya başladık. Normalde iki sıra vardı; isme özel biletler, kodlu biletler. Katılım fazla olduğu için sıra sayısı üçe çıkarıldı. Eh bu sırada bizde öne geçtik. Biletler kontrol edildi, çantalar ve üstler arandı derken girdik konser alanına.




Konserde neler yaşandığını anlatmadan önce sırada beklerken gözüme çarpan şeylerden bahsetmek istiyorum. Benimle yaşıt ve benden yaşça büyük olan kişi sayısı 50'yi geçer miydi bilmiyorum. Lise öğrencilerinden gözüme en çok çarpanı hepsinin elinde sigara olmasıydı. Sigarayı sevmeyen ve sigaradan rahatsız olan biri olarak söylemeliyim ki küçük yaşta kendini zehirlemeye bu kadar meraklı olan insanları bir arada görmek bende şoka sebep oldu. Sıradayken görevli gençlerin 'yanıcı, patlayıcı, parfüm, deodorant, sigara' tarzı şeylerin sokulmayacağını söylemesine rağmen onlara karşı çıkan, değişik değişik hareketler sergileyenler oldu. 

Yaşanan birkaç olaydan sonra geldiğim için pişmanlık duymaya başladım. Herneyse, içeri girdik sahneye yaklaştık derken sırada ki kalabalık nereye gitti anlayamadım fakat biz önlerdeydik. 

Konserin açılışını İnsan Mıyız Beyler adlı grup yaptı. Bir konserin gidişatı kadar açılışı da önemli bana göre. Baştan o enerjiyi alamıyorsa insan sonrasında da bir kopukluk yaşayacaktır diye düşünüyorum. Bu konuda İMB grubuna büyük bir sorumluluk düşüyordu. Söylemem gerekir ki tamamen üstesinden geldiler. Sahnede çok enerjiklerdi. Onların enerjisi seyirciye de yansıdı. Yanlış hatırlamıyorsam bir ay sonra Spotify da yayınlanacak şarkılarını söylediler. Ek olarak Athena, Yok Öyle Kararlı Şeyler ve emin olamasam da Duman'dan parçalar seslendirdiler. Sahne hakimiyetleri olsun, grup olarak enerjileri olsun kesinlikle harikaydı. Grubun aktif hesaplarına aşağıda verdiğim linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz; 

Grubun Youtube Kanalı: i.m.b. official
Grubun Instagram Hesabı: i.m.b official

İkinci sahne alan grup Bildiğin Gibi Değil adlı gruptu. Aralarda yaptıkları espriler, Pinhani'den seslendirdikleri şarkılar ile sakin ve huzurlu bir ortam oluşturdular. Tabi sonlara doğru onlar ca coşturmadı değil :) Takip ettiğim bir grup değillerdi fakat listeme ekledim onları da :) Onların da yeni şarkısı çıkacakmış yanlış duymadıysam Spotify'da. Heyecanla bekliyoruz diyelim o halde. 

Grubun Twitter Hesabı: Bildiğin Gibi Değil
Grubun Instagram Hesabı: BDG

Üçüncü grup 163'tü. İsimlerini duysam da çok dinlediğim bir grup değillerdi. Kendi şarkılarından seslendirdiler. Araya bir de Nirvana katınca konser alanı çığlıklarla doluştu tabi :) Amfi sorunları yaşandığı için ufak bir ara verdiler ve bu arada Ankara'da başlayıp İstanbul'a gitmelerinden, bazen orada yalnız hissetmelerinden bahsettiler. Böyle bir kitleyi bir arada görmekten memnun oldularını da dile getirdiler tabi. Grubu konserden sonra dinlemeye başladım. İstanbul'da yolları açık olsun :)

Grubun Youtube Kanalı: 163official
Grubun Instagram Hesabı: 163 Official
Grubun Twitter Hesabı: 163
Grubun Google+ Hesabı: 163

Dördüncü grup olan Son Feci Bisiklet'e geçmeden önce konser alanında yaşanılanlardan bahsedeyim biraz. Kitle olarak biraz değişikti. Konsere öpüşmeye gelen çiftler mi dersiniz kavga çıkarmaya meyilli insanlar mı. Ah bir de ayakta ve sırasız olduğu için arkadan gelenlerin 'pardon' diyerek önlere geçmesi vardı. Konserlerde keşke boy sırasına göre dizilsek dedim o an. 1.55'lik boyumla 1.70'lerin 1.80'lerin arkasında kaldım. Sahneyi görmem bu sıralarda zor olsa da benden uzun olan kardeşim habire benimle yer değiştirip grupları izlememe yardım etti. Alanda tanıştığımız minikleri ise 18 yaşında olduğuma inandıramadım. Eh minyon olmak böyle bir şey :) 

İçeri girerken su şişelerini bırakmamız istenmişti. Yiyecek-içecek satışları içeride yapıldı. Ah bir su satan amcamız vardı ki gruplar konuşurken, şarkı söylerken 'su' diye bağırarak aramızdan geçmeye çalışırken ne badireler atlattı. Yazıda komik olmasa da o anlara şahit oldukça gülmeden edemiyorsunuz :) 

Son Feci Bisiklet sahneye çıkarken 30 dakikalık bir ara oldu. Gruplar kendi enstrümanlarını getirdikleri için onların kurumu, amfide çıkan sorunun halledilmesi falan derken geçen dakikalarda DJ'in çaldığı şarkılara eşlik edip dans ettik. SFB'in sahnesi için sis aleti (?) de hazırlanmıştı. Grubu önceden dinlediğim için eski şarkılarına daha fazla hakimim. Yeni şarkılarında çok fazla eşlik edemesem de sahneden inmeden hemen önce söyledikleri 'Bu Kız' şarkısına bütün salon eşlik ettik :) 

Grubun Youtube Kanalı: Son Feci Bisiklet
Grubun Twitter Hesabı: Son Feci Bisiklet
Grubun Facebook Sayfası: S.F.B
Grubun Google+ Hesabı: Son Feci Bisiklet

maNga'nın da sahneye çıkışı bir yarım saat kadar sonra oldu. Ayaklarım çok fazla ağrısa da sahneye çıktıkları andan itibaren büyük bir enerji ile doldum. Ben çocukken çok severdim maNga'yi. Hala daha severim. Şarkılarını sıkılmadan dinlediğim, ezbere takılmadan söylediğim nadir Türk gruplarından. Çocukluğumun şarkılarını canlı canlı dinlemek daha bir farklı oluyormuş onu anladım :) 

Yan taraftaki fotoğrafı ben çektim. Fotoğrafı yan dönükken daha çok beğendiğim için burada da öyle paylaştım diyebilirim :) 

maNga sahnede aşırı enerjikti. Şarkıdan şarkıya arasız geçtiler ve bütün salon onlara eşlik etti, yıkıldı bile diyebilirim. Onları neden sevdiğimi tekrar tekrar anladım. 'Keşke şu şarkıyı söyleseler' dediğim bütün şarkıları söylediler. 

maNga'nın en çok bilinen şarkılarından olan Bir Kadın Çizeceksin şarkısının 13. yılı olduğu için grubun solisti Ferman Akgül bunun hakkında bir konuşma yaptı. O konuşmayı twitter hesabımda paylaştım. Buraya tıklayarak o videoya ulaşabilirsiniz :)

Grubun Twitter Hesabı: maNga Music
Grubun VEVO Hesabı: maNga Vevo
Grubun Facebook Sayfası: maNga
Grubun Instagram Hesabı: maNgaMusic
Grubun Web Sitesi: maNga


maNga'dan sonra Mor ve Ötesi'ni sonuna kadar dinlemeye fazla vaktim olmadı. Sabah 8'de dersim vardı ve gitmek zorundaydım. Ayrıca yol bir saat sürüyordu. Bu yüzden konserden erken ayrıldım fakat dışarıdan dinlediğim ve izlediğim videolara göre onlar da harikaydılar. Açıkçası sonuna kadar kalamadığım için kendimi kötü hissediyorum fakat yapabileceğim başka bir şey yoktu. Konserin geceye kadar süreceğini tahmin etmemiştim :) 

Grubun Twitter Hesabı: Mor ve Ötesi
Grubun Facebook Sayfası: Mor ve Ötesi
Grubun Instagram Hesabı: Mor ve Ötesi 

Ferman Akgül 13. yıl konuşması yaparken su satan amcamız yanımıza geldi yine. Videoyu izlerken dikkatlice dinlerseniz arkadan 'su' diye bağıran birini duyacaksınız :) Oradaki kızlardan biri dayanamadı 'amca su istemiyoruz, maNga var sahnede' dedi tabi. 

Konserin çıkışında izin verilmediği halde alkol alan ve sonrasında kavga eden kişiler oldu. Konsere gidecekseniz bunu aklınıza koyun; ne kadar çok içki yasak denilse de o içki bir şekilde giriyor ortama. Lisedeyken sınıf arkadaşlarımdan da yapan vardı. Mezuniyetimize de içki yasak denildiği halde içki sokulmuştu oradan biliyorum :) İçtiğiniz alkolü ağzınızla içmiyorsanız içmeyin. Orada sizin dışınızda da insanlar var ve etrafa saldırarak o insanların haklarını kısıtlamış oluyorsunuz. 

Bu uzun yazının da sonu geliyor tabi. Son olarak da konsere gideceklere tavsiyeler yazayım;


  1. Spor ayakkabı giyin. Eğer ki benim gittiğim gibi fazlasıyla eğleneceğiniz zıplayıp hoplayacağınız bir konsere gidiyorsanız ayaklarınızın biraz daha dayanabilmesi için rahat bir ayakkabı şart. Ben çizme ile gittim. Normalde çok rahat olmama rağmen eve gelene kadar neler çektim bir ben biliyorum. Topuklu giyerek gelenlerin de neler yaşadığına şahit oldum alanda :)
  2. Rahat edeceğiniz kıyafetler giyin. Ben ve kardeşim gayet rahat hareket edebildiğimiz kıyafetler giydiğimiz için konserin sonuna kadar sıkıntı yaşamadan zıpladık, oturduk. Etekle, elbiseyle vb. şeylerle gelenler giderken saydırıyordu. Çıkış saatimizde hem hava soğuktu hem de içeride istedikleri gibi hareket edememişlerdi.
  3. Yanınızda ıslak mendil, peçete taşıyın. Terlediğinizde yardımınıza yetişecekler.
  4. Para bulundurun. O alanlarda satılan yiyecek-içeceklerden almak isteyeceksiniz mutlaka. Biz su sokamadığımız için habire içeriden su aldık mesela. Eh konser alanlarında bu şeyler ucuz olmuyor. Ona göre tahmini bir para alırsanız kafanız rahat eder. 
  5. Powerbank (taşınabilir şarj cihazı) sahibiyseniz götürün. Kardeşimle %100 şarjla çıktık evden. Son sahneye kalmamamıza rağmen kardeşim telefonu kapanmıştı ve benimki direniyordu. 
  6. Hırsızlık olayları bu tarz kalabalık alanlarda olabiliyor. Bizler yaşamadık fakat insan ne olacağını kestiremiyor. Bunlara dikkat edin. 
Aklıma gelenler bunlardı. Konser gününü hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalıştım. Umarım hoşunuza gitmiştir. Bahsettiğim gruplara destek vermenizi istiyorum. Böyle genç grupları ne kadar desteklersek müziğimizi o kadar geliştirebiliriz. 








12 AĞUSTOS ANKARA BLOGGER BULUŞMASI

---------------------------------------------------
"Dünyayı güzellik kurtaracak Ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey."
---------------------------------------------------



Buluşma hakkında yazı yazan son blogger benim galiba. Bunun için kendimi alkışlıyorum... Bu yazının neden bu kadar geç geldiğini açıklamam gerekirse bilgisayarın bozulması, derslerin başlaması derken taslak olarak kaldı elimde. Kusura bakmayın..







Öncelikle buluşma yazısını okuduğumdan beri fazlasıyla heyecanlıydım. Blog yazmaya başlayalı birkaç hafta olmuştu, birçok blogger ile tanışacaktım. Bunların heyecanı ile süslendim püslendim derken kardeşimi de alıp çıktım yola. 

Rahatlıkla gidebileceğim bir yerde olduğu ve öncesinden gidip gördüğüm için bulmak kolay oldu. Halamı görünce sarıldık, heyecanımızdan konuştuk.

Buluşma da en küçük bloggerlardan ikincisiydim. Birincisi Hayata Genç Bakış'tı ki kendisi bana göre günün sürpriziydi. Yaş olarak küçük olmam bir miktar çekinmemi sağladı lakin ortam öyle sıcaktı ki bu çekingenliğimi kolayca atabildim üzerimden. 

Kendimizi tanıttık, bloğumuzdan bahsettik. Buluşmaya gelemeyen Derya'nın Spor Günlüğü video ile katıldı aramıza, Ece abla ise çiçek yollayarak. 



Yazılacak çok şey var fakat kelimeleri aklımda toparlayamıyorum. Bana kalırsa fazlasıyla samimi bir ortamdı. Yaşlarımıza bakmadan, birbirimizle ilgilenip, güzel sohbetler ettik. Umarım bunun devamı olur, buluşmalar geleneksel hale gelir. Ah bir de başka şehirlerde de olsa ve oralara da gidebilsek güzel olurdu. 

Buluşmayı ayarlayan halamın(dahamutluyuz.com) kendini tanıttığı video;


(Videoyu ne yaptıysam kesemedim. Kusura bakmayın..)





Buluşmaya katılanlar;

maviveedebiyat.blogspot.com.
birögrencininkaleminden.blogspot.com.
herşeydenkonuşmalı.com.
sibelinhobidunyası.blogspot.com.
cocuklankara.com
birtutamayca.blogspot.com.
dilimkalemim.blogspot.com.
bucurukveben.blogspot.com.
merihinatmosferinde.blogspot.com.
cafetigris.com.
bizkimizkadiniz.blogspot.com.
fundaceyhanla.blogspot.com.
zehranindunyasi.blogspot.com.
beydaninkitapligi.blogspot.com.
hayatagencbakis.blogspot.com.
dahamutluyuz.com.


Hacettepe Üniversitesi Tanıtım Günleri

Bir Öğrencinin Kaleminden herkese merhabalar.
20-22 Temmuz tarihleri arasında olan Hacettepe Üniversitesi Tanıtım Günlerine yakın arkadaşımla yaptığımız bir plan üzerine gittik. 

Beytepe Kampüsü'ne ulaşımımız zor olduğundan İlkay'ın , yakın arkadaşım , öğretim görevlisi olan kuzeni bizi götürebileceğini söyledi. İkimiz de hem orayı gezebilmek hem de bölümler hakkında bilgi alabilmek amacıyla 22 Temmuz sabahı Beytepe Kampüsü'ne gittik. Blogta bununla ilgili yazı yazma fikri dönüş yolunda aklıma geldiği için bu yazıya koyabileceğim fotoğraflar yok. Bir daha böyle bir etkinlik olduğunda fotoğraf koyacağıma söz verebilirim :) Bu yazıda gözlerimden bahsedeceğim.

Tanıtım Günleri, Beytepe Kampüsü'nün Kongre salonundaydı. Kapıda okulun Amerikan Futbol Takımı Red Deers vardı. Formaları ve ellerinde topları ile oyuncular kendi aralarında atışlarını yapıyor aynı zamanda yanılmıyorsam forma satışı yapıyorlardı. 


İçeri girdiğimizde okulun öğrencileri karşıladı bizleri. Aday olduğumuz için bizle bir anket yaptılar. Puanımız, istediğimiz meslekler falan filan. Sonrasında da okullarının bizlere hediyesi olduğunu söyleyip bez çanta verdiler. İçerisinde defter, kalem, karton şapka, Hacettepe de ki bölümlerin ve puanlarının olduğu bir kağıt, üniversiteyi tanıtan mini boy dergi vardı. Teşekkürümüzü ettikten sonra bizi diğer bir öğrenci karşıladı. Hangi bölümler hakkında bilgi almak istediğimizi sordu, o bölüme yönlendirdi. İlk olarak Kimya bölümüne gittik. İlkay ile okulda en sevdiğimiz dersti Kimya. Standda ki hocalar çok cana yakındı. Sorularımızı dinleyip, bizi bilgilendirdiler. 

Kimya standının ardından Biyoloji standına geçtik. Yine hocalar çok cana yakındı. Kardeşim de bizimle gelmişti. Bir hoca bizimle ilgilenirken diğer hoca ve birkaç öğrenci kardeşimle ilgilenip hayvan iskeletlerini tanıttılar. 

Kimya ve Biyoloji bölümünü gezdikten sonra hangi bölüme gideceğimizi konuşurken Diş Hekimliği Rektör Yardımcısı ve Prof. Ali Şahin ile tanıştık, sohbet ettik. Sıcakkanlı olduklarını söylemek yanlış olmaz. Profesör, bölümleri gezdikten sonra bahçede verilecek yemekten yememizi, kendimize iyi bakmamızı söyledi. Ilımlı yaklaşımları için tekrardan teşekkür ederim :)

Birkaç bölümü daha gezdikten sonra karakter analizi yaptıkları yere geldik fakat çok doluydu. Bu sırada ikram olan kahvelerden alıp Erasmus hakkında bilgi almaya gittik. Çok iyi hazırlanıldığını söyleyebilirim. Erasmus, okulun olanakları, spor vb birçok konu hakkında stand açılmıştı. 

Yemekte pirinç pilavı, köfte, salata ve şöbiyet vardı. Yanında da ayran tabi ki. Çimlere oturup, bizlere verilen anketi doldurarak geçirdik vaktimizi. 

Yemekten sonra karakter analinizi yaptırdık orada ki PDR öğrencilerine. Belli özellikler vardı. Birden beşe kadar size uyup uymadığını kodluyordunuz. Sonrasında da birkaç özellik daha soruyordu. Sizin için önemini puanlıyordunuz. Bütün bu testlerden sonra puan türünüzü, sıralamanızı girip şu an hangi bölümleri tercih edebilirsiniz, bu bölümler ile uyuşuyor musunuz, karakteristik özellikleriniz neler bunlar hesaplanıyor. Gidemediyseniz, başka bir şehirdeyseniz ama Hacettepe istiyorsanız okulun sitesinde aday öğrencileri bilgilendirmek amaçlı bir eklenti var. Buradan bakabilirsiniz . 

Bizler bölümler hakkında bilgi alıp, karakter analizi yaptırdıktan sonra yurt yerleşkesini gezdik. Yeşil Vadi olsun, yurtlar olsun, yemek alanları olsun. Yandaki fotoğraf 11.sınıfta gittiğimiz Beytepe Kampüsü gezisinde Yeşil Vadi de arkadaşlarımla çekindiğimiz bir anı fotoğrafı. 

Bu yazım da bu kadardı. Umarım hoşunuza gitmiştir :) Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :) 
Blogger tarafından desteklenmektedir.

İzleyiciler

img { padding:5px; margin:5px; border-width: 5px; border-color: #0066CC; border-style: single; ridge }