üniversite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üniversite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ders Seçimi Krizlerim Ve 1.Sınıfın İlk Haftası

Merhabalar.
Şu iki haftadır öylesine yoğun ve gerginim ki anlatamam. Ders seçimlerimde yaşadığım sıkıntılar, bölümdeki ilk haftam ve özel hayatımdaki gelişmelerden dolayı kendime vakit ayıramadım bile. Konuya geçmeden önce blogta E-posta Takibi kısmı ekledim. Bildirimlerimi alabilirsiniz böylece :) 


Şimdi gelelim yazımızın ana iki konusundan ilkine; ders seçimlerim. Bizim üniversite sabrımı zorladı durdu bu süreçte :D Sıra ile gidelim. Geçen hafta pazartesi günü erkenden kalktım. Ders seçimini 10 dakikada yapar sonra da uyurum diye düşünüyordum. 90 dakika ders seçimi ile uğraştım. Evet 90 dakika! Derslerin çakışma durumu mu dersiniz, öğrenci bilgi sistemine girilen ders programının yanlış olması mı, asıl programın bölümün sitesinde yayınlanması mı... Danışman hocama mail attım vs derken geçti o günüm. Sonra bir de ne göreyim. Ben seçimimi danışman onayına gönderdikten sonra bölümün twitter hesabında ders seçimleri ile ilgili başka bir duyuru yayınlanmış.. Bunlara sinirlendim durdum tabi. Endişelerim tavan yaptı durdu diyebilirim. Tabi bir de hazırlık okumama rağmen ingilizceden muaf tutulmadığımı fark ettim. Sinir bozucu bir haftaydı. Ders programımın orantısız olması ise beni delirten başka bir şeydi tabi ama o konuyu geçeceğim şimdilik.

Peki ya ilk haftam nasıl geçti? Açıkçası benim için biraz garipti. Hazırlık okurken kendi bölümümden arkadaş edinmemişim, bunu fark ettim. Arkadaşlarımın hepsi de farklı bir kampüste olunca kalakaldım başta. Haftanın 3 günü sabah 8.30 derslerim vardı, hocaları gelmedi hiç.. Öğlen derslerini bekledim merkez kantinde öylece. Hele haftanın bir günü sabah 8.30'dan akşam 17.30'a kadar dersim var. O gün ne yapacağım emin değilim çünkü 3 saat fizik dersim var. Hayatta kalmaya çalışacağız işte bir şekilde. 

Bölümüm ağır duruyor. Sıkı çalışmam şart. Tahmin ettiğimden daha az kişiyiz. Tempoya da alışamadım daha... Bunların dışında sonunda kampüs, sonunda üniversite diyorum :D 


Burs Arayışı | Hangi Vakıftan Burs Alıyorum?

Üniversite kayıtlarının ardından biz öğrencilerin büyük bir arayış içine girdiği burslarla ilgili kendi deneyimimi anlatmak, burs aldığım vakıfı tanıtmak için bu yazıyı yazmaya karar verdim :D 

Burs ararken ben;


  • Hangi vakıftan burs alıyorum?

Öncelikle benim burs aldığım vakıf Sema Yazar Gençlik Vakfı. Sema Yazar, eski Odalar Birliği Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Mehmet Yazar'ın küçük kızı. 1990 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybediyor ve ailesi onun anısını yaşatabilmek, öğrencilere yardımcı olabilmek amacıyla bu vakıfı kuruyorlar. Burs koşulları arasında Ankara'daki devlet üniversitelerinde öğrenci olmak ve başvuruyu yaptığını sene üniversiteye başlamış olmak gerekiyor. Tabi sadece bu koşullar yok. Her yıl belli bölümlere açılıyor başvurular, ardından mülakata tabii tutuluyorsunuz. Bütün bu sürecin ardından eğer ki burs almaya hak kazandıysanız sizinle iletişime geçiliyor .

  • Burs arama/bulma/alma sürecim nasıldı? 
Gelelim benim burs alma sürecime. Benim burs bulmam 2 ayımı aldı ne yazık ki. Bu süreç içerisinde birçok yerle konuştum, e-bursum sitesinden burs veren kişileri ve kurumları takip ettim, başvuru yapabildiğime belgelerimi gönderdim vs fakat gelin görün ki kimya mühendisliğine burs veren yoktu :D Ekim ayının başında arkadaşlarımla gittiğim bir etkinlikten dönerken bizim okulun uygulamasına girip duyuruları ve bölümün sayfasını kontrol etmek geldi içimden. Şu an burs aldığım vakıfın duyurusu orada gördüm. Başvurunun son tarihine bakayım dedim ve bir de ne göreyim? Sürenin bitmesine son 3 saat. Tabi bir yandan belgelerimi hazırlamaya çalışıyorum bir yandan da bunu nasıl daha önce görmem diye kafamı duvara vuruyorum falan. Neyse efendim o akşam talihsizliklere rağmen belgelerimi maille gönderdim. Ertesi gün ise vakıftan bir belgemin eksik olduğuna dair geri dönüş aldım :D  Bütün aksaklıklara rağmen mülakata çağrıldım ve yaptığımız birebir görüşmenin ardından 2 hafta içinde bursu kazandığımı öğrendim.
Mülakatım fazlasıyla zorluydu diyebilirim. Mülakattan çıkınca anneme hiçbir umudumun olmadığını vs söylemiştim hatta. Mülakatıma 4 kişi girmişti; vakfın kurucusu, Hacettepe'deki bir kimya profesörü, ağır ceza hakimi ve yönetim kurulundan bir üye. Gerçekten yaşadığım stresi anlatamam sizlere. Günlük hayatta jest ve mimiklerini fazlasıyla kullanan biri olarak mülakat sırasında bunu azaltmaya çalıştım lakin gelin görün ki masanın altında ellerim durmadı :D 


  • Bursum ne kadar? Vakfın burs dışındaki etkinlikleri neler? 
Aylık olarak KYK'den daha yüksek burs alıyoruz fakat KYK 12 ay içinde de devam ederken biz okul dönemi içerisinde yani 8 ay boyunca burs alıyoruz. Aldığımız ilk bursta iki aylık(Ekim-Kasım) olarak yatıyor. Bunun dışında aylık olarak her ayın ilk perşembesi yemeklerimiz/kokteyllerimiz oluyor. O yemeklerde diğer bursiyerlerle bir araya gelip yemek yiyor, muhabbet ediyorsunuz. Öğrenciler canlı müzik yapabiliyor ya da bizlere hediye olarak verilen kitapları konuşabiliyoruz.  Ayrıca bu sene tatillerde öğrencilerden stajyer alınmaya başlandı. Mesela ben Ağustos ayını vakıfta staj yaparak geçirdim :D Hem iş yeri ortamını gördüm, bilmediğim şeyleri gördüm hem de vakıftaki insanlarla , kurucular da dahil, iletişimimi ilerlettim.  Ah bir de geziler de oluyor. Mesela Mayıs'ta Kapadokya'ya gidecektik lakin yeterli katılım olmadığı için iptal edildi.. 



Aklıma gelenler bunlardı. Sorularınız olursa her zaman sorabilirsiniz :)

İngilizce Hazırlık Okumak| Ankara Üniversitesi

Yeniden merhabalar. Tekrar kaybolduğumun farkındayım ve bunun sebebi kesinlikle benim plansız bir insan olmam fakat artık bunu değiştirmeye çalışıyorum. 

Bildiğiniz üzere bu sene üniversiteye başladım ve şu an hazırlık okuyorum. Hem aklınızda fikir oluşması için hem de Ankara Üniversitesi'nde bu işler nasıl yürüyor öğrenebilmeniz için bu yazıyı yazmaya karar verdim.  



Öncelikle Eylül ayında 2 aşamadan oluşan Seviye Belirleme ve Yeterlilik Sınavı'na giriyorsunuz. 


1. Aşama : Seviye Belirleme: 

İlk aşama yazılı sınav olan seviye belirleme. Bu sınava bütün öğrenciler girmek zorunda. Girmeyen öğrenciler en alt kurdan (A1 seviyesinden) başlıyor. İlk aşamada belirli bir puan ve üzerini aldığınızda ikinci aşamaya girmeye hak kazanıyorsunuz.

Oral Exam: 

1. aşamayı geçen öğrenciler  ilk olarak konuşma sınavına tabi tutuluyor. İki öğretmenden oluşan sınıfa girip rastgele bir kağıt seçiyorsunuz. Bu kağıtta konu başlığı ve o konuyla ilgili sorular bulunuyor. 1 dakikalık hazırlık sürecinden sonra konuşmaya başlıyorsunuz. Öğretmenler de soru soruyor, sizlerle konuşuyorlar tabi ki :D

2. Aşama Yeterlilik Sınavı: 

Bu sınava daha çok hazırlık atlamayı düşünen öğrenciler giriyor. Girmek için herhangi bir zorunluluğunuz yok. İlk aşama gibi yazılı olarak gerçekleşiyor.


Şimdi sınavları olduk,  bitti. Bundan sonra okulda bulunan 4 kurdan birine yerleştiriliyorsunuz. 


  • L1 (A1)
  • L2 (A2)
  • L3 (B1)
  • L4 (B1) 
L1 seviyesinde gerçekten en temelden başlanıyor. Alfabe, sayılar vs. Her kur için bir kitap varken L3 ve L4 kuru aynı kitaptan işleniyor. İlk 6 ünite L3, son 6 ünite L4 kurunda işleniyor. Ben bu sene L3 kurundan başladım. Ve geçtiğimiz günlerde sınavı geçerek L4 kuruna atladım :D

Peki kurların içeriği nasıl işleniyor, sınavlar nasıl?



Dersleri kitaplardan işlediğiniz gibi haftalık handout adı verilen ek çalışma kağıtları çıkıyor. Ayrıca birçok powerpoint sunumu ve videolar üzerinden anlamanız kolaylaştırılıyor. 

Ben üst kurlardan birinde başladığım için bizde konuşma ağırlıklıydı. Derste konular hakkında konuşmayı geçtim, oral exam benzeri ayrıca konuşma derslerimiz oluyordu. Ayrıca Amerikalı bir hocamız vardı. Haftada bir gün gelip bizlerle konuşuyordu, ipuçları veriyordu vs. Ayrıyeten deneme ve makale yazmayı öğreniyorsunuz.  

Bir kuru okuma süreniz 2 ay. Bu 2 ayın sonunda kur atlama sınavı var (yazılı+sözlü). Bu kadar kolay mı? Tabi ki hayır. Kur atlama sınavına girebilmek için onun öncesinde gerçekleşen 3 sınavdan +60 ortalama yapmanız gerekiyor. Bunlar:


  1. Achievement 1: Kur içerisinde gördüğünüz konulardan sorumlu olduğunuz yazılı sınav. Listening, writing, use of English, reading partlarından oluşuyor. Bu sınavda deneme yazmak yerine boşluk dolduruyorsunuz. 
  2. Mini Oral Exam: Konuşma sınavına sizi hazırlamak amacıyla yapılan bir sözlü sınav. İlk oral exam ile aynı şekilde ilerliyor.
  3. Achievement 2: Kur içerisindeki son sınav. Bütün konulardan sorumlu olduğunuz ve ayrıca deneme yazdığınız ikinci yazılı sınav. 

Bütün bu sınavlardan belli oranlarda puanlarınız alınıyor ve 60+ puana denk geliyorsa kur atlama (Gateway) sınavına girebiliyorsunuz. 

Gateway yine iki aşamadan ve iki günden oluşuyor. İlk gün oral exam, ikinci gün yazılı sınav. 

Ah unutmadan kur içerisinde 5 gün boyunca toplamda 23 saat dersiniz oluyor. Bir kurda 28 saatlik devamsızlık yapma hakkınız var. 29 olduğu anda kur tekrarına kalıyorsunuz. L4 dışında diğer kurlarda 1 kere tekrar okuyorsunuz. Eğer yine kaldıysanız online eğitime geçip internet üzerinden derslere giriyorsunuz. 

Bunların dışında o haftanın sunumlarına, ders bilgilerine, önceki senelerin slaytlarına ulaşabileceğiniz bir site ve giriş hakkı veriliyor. Benim çok işime yaramıştı :D 

Şimdilik aklıma gelen şeyler bunlar. Fazlasıyla eğlendiğim bir 2 ay geçirdim. Umarım L4'de aynı şekilde olur. Kendinize iyi bakın :) 

Üniversite, Topluluklar vs.| Nerelerdeyim?

Herkese merhabalar :)
Yazı yayınlayamalı birkaç hafta oluyor. Bunun için sizlerden özür dilerim. Sebeplerimi açıklamam gerekirse tek bir nedenim var: üniversite.

Çoğu üniversitenin aksine erkenden başlayan biricik üniversitem liselerin açıldığı haftaya uyum programı koymuş. Diğer okullarda nasıl olduğunu bilmesem de bizim okulda okuduğun yıllar içerisinde Uyum101 denen dersi vermiş olmanız gerekiyor. Programa katılmamanız durumunda mezun olamıyorsunuz. 

Tandoğan Yerleşkesi'nin yıllar öncesinden fotoğrafı.
Hazırlıkta olmanın verdiği heyecan ile diğer senelerde zorluk çıkarmasın, okulu göreyim, insanları tanıyayım gibi sebeplerle bu sene aldım dersi. Bileniniz vardır Ankara Üniversitesi'nin birden çok yerleşkesi var. İki tanesinde geçirdiğim günlerin ardından söylemeliyim ki Tandoğan kampüsü bir harika! Taştan binaları görünce çocukken dizilerde gördüğüm üniversite hayatına geçtiğimi fark ettim :D 3 gün süren uyum programının 2 gününde Tandoğan'daydım ve hemencecik alıştım. 

Uyum programı içerisinde okulu tanımak dışında bir de üst sınıflarım ile tanıştım. Giderken tereddüt ediyordum fakat öylesine cana yakınlardı ki aramızda olan minimum 2-3 yaş farkı hissedilmedi bile. Eh bölümdeki arkadaşlarımda öyleydi. Benim şansım sanırım :) 

Bölümüm ne kadar Tandoğan Yerleşkesi'nde olsa da ilk sene hazırlık öğrencisi olduğum için Yabancı Diller'in olduğu Gölbaşı Yerleşkesi'nde geçiriyorum günlerimi. Giderken ağlayarak gitmiştim. Bunun ise iki sebebi var: uzak olması ve kampüse dair internette gördüğüm fotoğraf.


Yandaki fotoğraf yerleşkenin yapıldığı ilk zamanlardanmış. Tabi ben bunu bilmediğim için "Böyle kampüs mü olur ya?" diyerek gittim okula. İnanın bana bundan daha güzel. Kalabalığın gürültüsünden uzak, bozkır olduğu kadar yeşil alanlara da sahip :D Şehir merkezine uzak olsa dahi gide gele yolları, otobüsü vs. öğreniyorsunuz. Ankara'da doğup büyümeme rağmen üniversiteden önce Gölbaşı'na gitmemiştim tek başıma. Şimdi ise elimle koymuş gibi bulabilirim kampüsü. 

Bütün bunların dışında bir de topluluklar var. Sevebileceğim, merakımın olduğu topluluklara katıldım hatta komite üyesi bile oldum :D Tabi bunları yaparken kendimi zorlamayacak şekilde planladım. Her gördüğüm topluluğa katılmak yerine kendimi geliştirebileceğime inandığım dalları bulunduranlar önceliğim oldu :D Detaylı bir bilgi veremesem de IEEE adlı toplulukta olduğumu söylemek isterim :) Mühendislik dalı üzerinde kurulsa da farklı bölümlerden de öğrencileri, profesyonelleri barındıran IEEE dünya üzerinde +400.000 üye bulunduruyor.  Ayrıca tek bir alanda yoğunlaşmak yerine bir çok kola ayrılıp sizlere daha fazla imkan sunuyor. 

Bilgi verdiğim paragrafın ardından size ek olarak neler yaşadığımdan bahsedeyim. Liseden sınıf arkadaşlarımla aynı okuldayız. Sevdiğim insanlar olduğu için daha çabuk alışmış olabilirim :D 

Şimdilik bahsetmek istediklerim bu kadardı. İlerleyen zamanlarda IEEE hakkında bilgilendirici bir yazı yayınlamaya ve üniversite hayatından daha çok bahsetmeye çalışacağım. Kendinize iyi bakın! 

 

Yerleştirme Sonuçları Açıklandı!

Yaşasın üniversiteli oldum!
Herkese merhabalar! 
Bildiğiniz üzere 31 Temmuz'da tercih yaptıktan heyecanla yerleştirme sonuçlarını beklemeye başladım. Saatler 00.00'ı gösterdiğinde ÖSYM açıkladı yerleştirmeleri! Nereyi kazandığımdan önce o gün yaşanılanları anlatmak istiyorum. 

Evdeki herkes diken üstündeydi. Birimiz diğerine seslendiğinde ÖSYM açıklama yapmış sanıyorduk falan. Arkadaşlarımla konuşuyordum ve hepimizi ,İlkay hariç :D, bir karamsarlık sarmış haldeydi.  Ben tercih listeme istemediğim hiçbir bölümü veya şehri eklemedim fakat Ankara'da doğup büyümüş biri olarak üniversitede de Ankara'da olmayı istiyordum. 

İlk 7 tercihim Ankara'ydı ve geri kalanlar diğer şehirlerden oluşuyordu. Saatler yaklaştıkça beni bir korku sardı tabi. Yerleşecek miyim, neresi gelecek, Ankara'da kalabilir miyim, başka şehir gelirse ne yapacağım, belgeleri nasıl hazırlayacağım vs. 

Saatler birbirini kovaladı ve yerleştirme sonuçları açıklandı. Ailem benden daha heyecanlı oldukları için hemen bakmışlar :D 



4.tercihim olan Kimya Mühendisliği'ne yerleştim! Ankara Üniversitesi'nde bölümün ingilizcesi bu sene açıldı ve giren ilk öğrencilerden olduğuma çok mutluyum. Ailem aşırı mutlu oldular istediğim bir yer olduğu için. Evde bayram havası hakimdi fakat gelin görün ki ben yakın arkadaşlarımı merak etmeye başladım. 

Liseden beri yakın arkadaşım olan İlkay'ın benimle aynı üniversitede olduğunu bilmek içimi aşırı rahatlattı. Hazırlık okuyacak sonra da aynı kampüste olacaktık. Ayrılamaz ikiliyiz işte :D 

Diğer yakın arkadaşım olan Gökçe ise İlkay ve benden farklı şehirde yaşıyordu lakin bundan birkaç gün önce buluştuğumuzda hepimizin Ankara'da olması ile ilgili hayaller kurmuştuk. Gökçe'nin sonucu da hayallerimizi destekler nitelikte oldu ve Ankara'yı kazandı! 

Üçümüzde isteklerimize göre tercih yapıp yerleştiğimiz için mutluyuz. Umarım sonuçlarınız da sizin istediğiniz gibi olmuştur. Kendinize iyi bakıın

Tercih Yapmak Ne Kadar Zormuş!

Herkese merhabalar :) 

Blog şu sıralar biraz boş. Sebebi ise her şeyin üst üste gelmesi! Taşınma telaşları, tercih yapma uğraşları derken günlerim aşırı hızlı ve yorucu geçiyor. Ayrıca eski kitaplarımı toparlayıp ihtiyacı olanlara dağıtıyorum, kullanılmış kağıtları geri dönüşüme derken yazacak vakit bulamadım pek :D

Çoğunuzun bildiği üzere liseyi bitirdikten sonra bir sene daha hazırlandım. Şimdi tercihlerime uğraşırken fark ettim ki tercih yapmak aşırı zormuş! Aldığınız sıralamaya, istediğiniz mesleğe ve üniversitelere, çevrenizdekilerin düşüncesine bağlı olarak zorluğu arttıkça artıyor! 

İstediğim gibi bir sıralama alamayınca meslek ve üniversite araştırmaya başladım. Her gün bölüm ve okul değiştirdim desem yalan olmaz :D Ne yapacağıma karar veremedim çünkü. Okumak istiyorum dediğim mesleği söylediğimde habire işsizlik korkusu ile karşılaştım. Fakat her meslekte (tıp hariç) işsizlik sıkıntısının olduğunu düşünüyorum. Sen yaşamadın diye başkası yaşamadı diyemezsin sonuçta. O yüzden tercihlerime ilk olarak istediğim bölümleri ve şehirleri not ederek başladım. Sonrasında okullardaki akademisyenlere ve onların özgeçmişlerine, okulun olanaklarına, verilen derslere baktım. Yavaş yavaş kafamda şekillenmeye başladı. Bu sıralarda üniversitelerin tanıtım gezilerine de gittim tabi ki.  Halamla da meslekleri gözden geçirip benim isteklerime göre bir liste yaptık. 

Tercihlerime yaparken biraz ümitsizliğe kapılmadım değil. Şartlar doğrultusunda hem istediğimiz mesleği hem de iş olanaklarını gözden geçiriyoruz. Ayrıca ileride yapacağımız mesleğe 18-19 gibi bir yaşta karar veriyoruz. Benim daha dünüm ile bugünüm bir değilken kocaman yıllar için planlama yapıyor olmam psikolojik olarak etkiledi beni. Lakin hiçbir şey dünyanın sonu değil. İstediğim mesleği yaparken kendimi geliştirme hakkında sahibim ya da daha farklı şeylere. Bu yüzden tercihlerinizi kendinizi tanıyarak yapın. Fazlasıyla sıkıldıysanız okul konuşmalarından kafanızı dağıtacak şeyler yapın. Ben gece uyumadan önce Avrupa Yakası ve Super TV izliyorum mesela :) 

Sevgili aileler, lütfen çocuğunuzu istemediği bir meslek için zorlamayın. Çocuğunuzun geleceğini rahatça geçirmesini istediğinizi biliyorum fakat severek yapmadığı bir meslekte 15 yıl anca çalışabilir. Ki bu 15 yıl da eziyet gibi geçer onun için. Çocuklarınızı bu dönemde desteklemeyi unutmayın. Gerçekten zor bir süreç çünkü. Tekrar hazırlanmak ile ilgili düşünceleriniz var ise Mezuna Kalmak adlı yazımı okumak için tıklayın. Kendinize iyi bakın :) 






Blogger tarafından desteklenmektedir.

İzleyiciler

img { padding:5px; margin:5px; border-width: 5px; border-color: #0066CC; border-style: single; ridge }